Belgesel niteliğinde kısa film olan Sörf Terapisi, Netflix 2017 yapımı. Savaştan dönmüş askerlerin travma sonrası stres bozukluğu karşısında nasıl bir mücadele verdiğini anlatan belgesel, o insanların içinde bulunduğu ruh halini de ortaya koyuyor. Zayıf olmayı kabul etmemek ve güçlü kalmak üzerine eğitim alan askerler, çok zor koşullarda, savaşta mücadele ederken hepsinin düşüncesi eve dönünce her şeyin düzeleceği yönünde olmuş. Bunun yalnızca bir yanılgıdan ibaret olduğunu evlerine dönünce fark etmişler. 

  Ana karakterimiz Bobby Lane, en büyük yaralarını manevi olarak almış. Irak’ta çocukları öldürmek zorunda kalmış. Bunun gibi dillendirmeye cesaret edebildiği ve edemediği birçok travması olan Bobby Lane, öfke kontrolünde sorunlar yaşamakta. Savaş sonrası eve döndüğünde eşiyle sürekli kavga eden, duvarları yumruklayan, eşyaları kıran bir adama dönüşmüş. Yaşamaktan da çok büyük bir umudu olmayan bu asker, gaziler için terapi niteliğinde olan sörf kursuna başlar. Yaşadıkları travmaları kabullenmekten ve konuşmaktan oldukça uzak olan birçok gazi ile tanışır ve bunlardan bazıları fiziksel olarak ciddi savaş yaraları da almış. Göremeyen, duyamayan, bacakları ve kolları olmayan, yürüyemeyen birçok gazinin eski hayatlarını bir şekilde kabullenip yeni hayatlarına başlamasına imkan sağlayan bir etkinlik olmuş sörf. Okyanusun ve dalgaların üzerinde hiçbir kontrollerinin olmayışı, defalarca dalgalar tarafından dayak yenilmesi bir şekilde onları mutlu ediyor. Sörf yaparken yalnızca dalgayı, akışı ve ne yapması gerektiğini düşünerek savaş anılarından uzaklaşabildiklerini söylüyorlar. Hala hayatta olduklarını, vurulmadıklarını ve vurulmayacaklarını, Afganistan’da ya da Irak’da değil Amerika’da olduklarını kendine sürekli hatırlatan bu gaziler, sörfün onları iyileştirdiğine çok inanıyorlar. Hatta öyle bir noktaya taşıyorlar ki bir kolu ve iki bacağı olmayan bir gazi için doktorlar titanyum çubuk ile bacak yapmayı önerdiğinde, bu bacakların tekrar sörf yapmasına engel olabileceği düşüncesiyle reddetmiş. Sörf yapmanın yürümekten daha önemli olduğunu söylüyen gazinin mümkün olduğunca ruhen ve fiziken iyileştiğini görmek mümkün. Çok büyük umutlar içerisinde girmeden izlenebilecek keyifli, kısa bir belgesel olduğunu düşünüyorum. İyi seyirler.