İstisnalar haricinde, ülkemizde yayın işlerinin Altıkırkbeş Yayınevi tarafından üstlenildiği bir şair ve yazar Richard Brautigan. Bu durumun da okuyucunun yararına olduğu söylenebilir. Zira yayınevinin Beat Kuşağı’na verdiği önem çevirilere de yansımış durumda. Çeviriler her ne kadar başarılı olsa dahi yabancısı olduğumuz her yeni tat gibi alışılması gereken bir üslubu var Brautigan’ın. Sonuçta, ölürken bile kibar ve şiirsel olmayı başarabilen bir yazardır kendisi. “Talihsiz Kadın” ise intiharından iki yıl önce yazdığı eseridir.

Kendini asmış “talihsiz” bir kadın, evet, kitap aslında intihar eden bir kadını baz alıyor. Fakat bu kitabın acıklı olaylar üzerine kurulu olduğu anlamına gelmiyor. Hatta kitapta bu kadından ve durumdan pek bahsedilmediğini de söyleyebiliriz. Zira okuyucuya şahıstan yahut durumdan bahsetmek adına yansımaları kullanmayı tercih ediyor yazar. Okuyucuya da bu yansımaları görmek, yorumlamak düşüyor. Fakat buradan çıkarmamız gereken kitabın ağır bir dili olduğundan ziyade, edebi bir eser olduğu için öznel değerlendirmelere açık olduğu olmalıdır. Bu açıdan sizlere hayatlarınızı daha yoğun ve anlamlı hissettirecek dram dolu bir eser arıyorsanız, aradığınız eser bu kitap değildir.

Buradaki bir etken de Brautigan’ın kendine has mizah anlayışıdır. Samimi fakat orijinal bir dile sahip oluşu ise metni daha akıcı kılmaktadır. Bir kısım insanlar için kendi tarzında yazıyor oluşu başta hazmedilmesi zor bulunabilir, fakat önceden de belirtildiği üzere, ancak hazmedildiği takdirde okura zevk verecektir. Bunun üstesinden gelmek için tek gereken ise açık fikirliliktir.

Metin hakkında daha spesifik yorumlar yapmak gerekirse, diğer kitaplarına nazaran daha yavaş ve yorgun bir eser olduğu söylenebilir. Bu yorgunluğun ise vasıf yahut niteliğinin zayıflığı gibi olumsuz bir etkiden ziyade metnin daha dingin bir formda oluşuna sebep olduğu görülecektir. Buna dair örnek olarak da metaforlarla dolu monologlar gösterilebilir. Kitap günlük biçiminde ilerlediği için yazara dair analiz yapmak da mümkün. Zaten kitabın bir şekilde “yorgun” olduğunu da buna dayanarak söyleyebiliyoruz.

Hayatta umursanacak pek bir şey olmadığını görmek, çoğu insanın hoşuna gitmeyecek dahi olsa durum böyledir ve Brautigan bunu sıcak bir yaz günündeki, soğuk bir içki gibi sunar okuruna. Umarım içkinizin tadını çıkarabilirsiniz.

Sizlere gerekenleri aktarabildiğimden emin değilim. Lakin “hiç değilse denedim.”

Beğenip beğenmediğiniz konusunda hiçbir fikrimiz yok...

O yüzden bu yazıya geri bildirim verebilir misiniz?

Ortalama oy: 0 / 5. Oy sayısı: 0

İlk defa oylanacağım...

Beğendiğinize sevindik...

Peki sizinle sosyal medyada da buluşmak istesek...

Tüh...

Beğenmeme nedeniniz öğrenebilir miyiz?

Dökün içinizi gitsin...