Hastalık kavramı “organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkması sonucunda bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal iyilik(işlevsellik bakımından sorunsuzluk) durumunun bozulması” olarak tanımlandığında, bu niteliği barındıran öznenin sorunsal boyutu da açıklığa kavuşacaktır.

 Sorunun kaynağı, birçok hücreden oluşan ve bu bağlamda bir bütün olan canlının bütünlük durumunun bozulmasıdır. Buradaki bütünlük durumu oluş sürecindeki hücrelerin değişiminden dolayı değil, işleyişin aksamasına sebep olacak anomaliler sonucunda bozulduğunda, durum hastalık olarak tanımlanır ve gene bu sebepten ötürüdür ki nadiren karşılaşılsa da yaşlılıktan dolayı(hücrelerin bütünün parçası olarak işlevsellerini bir değişkenden ötürü değil de doğal sürecin sonucu olarak yitirmeleri) gerçekleşen ölümler diğerlerine nispeten en çok kabul edilebilir olanlardır. Zira birey kaotik(hesap dışı) etkenlerin sonucu olarak değil de çoğunluk açısında zaten kabullenilmiş bir düzenin, işleyişin ve bu bağlamda bir bütünün dahilinde hayatını yitirir.

  Fakat değinildiği üzere insan türü de dahil olmak üzere birçok canlı doğal yaşam süresine nadiren erişir. İnsanlar için ise durum diğer türlerden bir miktar farklıdır. Teknoloji alanında diğer canlılardan ileride olan insan türü, besin zincirinde diğer canlılardan yukarıda yer alır ve hayatları bir av olarak nadiren sonlanır. İnsan türünün hayatı için temel tehdit, kendi tercihlerinin sebep olduğu sağlık sorunları, savaşlar ve bununla ilişkili olarak kimyasal etkileşimler göz ardı edildiğinde, virüs ve bakteri türevi canlıların hayatta kalmak adına kendilerini tüketmesidir. Bu organizmalara karşı teknoloji gene birçok savunma ve çözüm yolu sunsa dahi, onlar nispeten basit canlılar olduklarından evrimleri çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşmektedir ve teknoloji yeni canlılara karşı yeni çözümler sunmak için zamana ihtiyaç duyar. Buradan sonra kullanılacak olan hastalık kavramı, bu organizmaların insan vücudunda yarattığı bozuklukları tanımlayacaktır.

 Bir hastalık bulaşıcı ve yaygın olmadığında “kontrol” altında tutulması ve tedavisi daha kolay olduğundan çok daha küçük bir azınlığın sorunu olarak kalır. Fakat bir hastalık yaygın olarak görülüyorsa ve dahası bulaşıcı ise bir “insanlık” sorunu olmaya başlar.

 İnsanlık tarihinde birçok salgın hastalık durumu gözlemlenmiştir ve bu durumlarda genellikle ilk önlem olarak karantina, yani hastalar ile hasta şüphelilerinin bir yerden çıkışı yahut bir yere girişinin engellenmesi yöntemi uygulanarak “bulaşıcı” olan bu hastalıkların yayılması önlenmiştir.

 İnsanlar ortak bir sorunla karşı karşıya kaldıklarında dayanışma sergileme eğilimindedir. Fakat bireyin ve toplumun çıkarları çatışabilir. Burada belirleyici olan bireyin değerleri olacaktır. İnsanlar birçok şeye değer verebilir. Ancak canlılık niteliklerinin ve güdülerinin sonucu olarak en yaygın ortak özellikleri kendi hayatlarına büyük bir değer atfetmeleridir. Diğer bir yaygın değer ise kendi hayatları toplum içerisinde sürdürüldüğü için çoğulluk bakımından insanlık kavramına atanılan değerdir.

 Şu anda yaşadığımız “Covid-19” salgını durumunda da göz önünde bulundurulması gereken olgular bunlardır. Bireyin kendi yahut değer atfettiği bir canlı eğer canlılık fonksiyonunu korumak adına, yani keyfi olmayan nedenlerden ötürü “karantina” durumunu bozmak zorunda ise çoğunluğun çıkar ve değerleri adına kendini feda ederek karantina durumunu koruması, eğer birey “insanlığa” kendisinden daha büyük bir değer atfetmiyorsa, mantığa uygun olmayacaktır.

 Fakat bireyin karantinadan çıkması açısından zorunluluk oluşturacak bir durum yok ise, kendi dışındaki canlılara değer atfetmiyor olsa dahi(bireyin kendi hayatından daha büyük değer atfettiği şeyler olabilir fakat bunları olumlayabilmek için öncül olarak hayatta olması ve bu durumu koruması gerekir) karantina durumunu bozması öncelikle kendi sağlığı ve çıkarları ile sonrasında ise diğer insanların çıkarları ile çatışacağından, mantıklı, rasyonel bir eylem değildir.

 Sonuç olarak tüm bunlar göz önüne alındığında da insanların bu tür salgın hastalık durumlarında mümkün olduğunca birbirleri ile aralarına fiziksel mesafe koymaları gerektiği görülecektir. Karantina, bizim hayatımızı korumamız açısından olumsuz bir faktör olmadığı sürece, ortak çıkarlara hizmet eder ve ortak çıkarlar söz konusu olduğu sürece onları korumak, rasyonel olan durum olduğundan ötürü gerçekleştirilmelidir.

Beğenip beğenmediğiniz konusunda hiçbir fikrimiz yok...

O yüzden bu yazıya geri bildirim verebilir misiniz?

Ortalama oy: 0 / 5. Oy sayısı: 0

İlk defa oylanacağım...

Beğendiğinize sevindik...

Peki sizinle sosyal medyada da buluşmak istesek...

Tüh...

Beğenmeme nedeniniz öğrenebilir miyiz?

Dökün içinizi gitsin...