“Fransa’da her elli dakikada bir insan ölüyor yollarda. Şunlara bak, hepsi deli bunların, nasıl sürüyorlar. Sokak ortasında yaşlı bir kadını soyarlarken gıkları çıkmayan, tedbiri elden bırakmayan insanlar bunlar. Direksiyona geçince korku morku vız geliyor, unutuyorlar, nasıl oluyor bu?”

Roman, anlatıcının karısı Véra ile birlikte Fransa’da otele çevrilen eski şatolardan birinde bir gece geçirmek için çıktıkları yolculuk sırasında Véra’nın ağzından çıkan bu cümlelerle, okuyucuyu düşündürmeye başlıyor.

Bir Kundera klasiği olarak es geçilemeyecek varoluşsal imgeleri barındıran Yavaşlık, ilk sayfadan itibaren hız ve haz arasındaki ilişkiyi temel alarak, eleştirel biçimde, yer yer birey yer yer toplum portreleri sunuyor önümüze.

Yaşam istencinin çoğunlukla hazlara dayandığı hayatlarımızda ‘hız’ın rolü düşünüldüğünde Hedonizm ütopyasını yeniden sorgulamak gerekli hale geliyor.

“Aklı başında insan savaşla ilişkili hiçbir şey yapmaz.” diyen Epiküros’un pasif hazcılığı çağımız çerçevesinde irdelendiğinde bir alay konusu haline dahi gelebiliyor.

“Gerçekten de hazcılık ülküsünün gerçekleşmesi konusunda kuşkularım var; onun bize salık verdiği yaşamın insan doğasına uygun olduğundan kuşkuluyum.”

Hız ve haz arasındaki ilişkiyi 18. YY’da yazılmış iki farklı edebi metin ile açıklıyor Kundera.

Vivant Denon’a ait olduğu sanılan No Tomorrow adlı öykü Madame de T. nin sevgilisiyle olan ilişkisini kocasından saklamak için genç ve yakışıklı bir şövalyeyle geçirdiği tek gecelik aşk macerasını anlatıyor. Ve tabii ki tutkulu bir gece geçirmenin yolu geceyi hızdan arındırmak oluyor.

Vivant Denon’da bir tasvir olmasa da tıpkı -Kundera’nın ‘hazzın propagandasını değil çözümlemesini yaptığından’ bütün çağların en büyük romanı olarak saydığı- Tehlikeli İlişkiler (Choderlas de Lacros)’de tasvir edildiği gibi Madame de T. de Kundera’nın zihninde yuvarlak ve yumuşak hatlı bir beden olarak canlanıyor. Çünkü vücudun yuvarlaklığı devinimlerin ve davranışların yuvarlaklığına ve yavaşlığına yol açıyor, diyor Kundera.

Ayrıca Tehlikeli İlişkiler hakkında şunları söylüyor:

“Romanın kahramanları hazzı yakalamaktan başka bir şeyle ilgilenmezler. Bununla birlikte, onları hazdan çok hazzı elde etmenin kışkırttığını yavaş yavaş anlar okur. Onları yönlendiren şeyin haz arzusu değil, zafer tutkusu olduğunu.”

Vivant Denon, Choderlos de Lacros dışında Marquis de Sade’dan da etkilendiği açıkça belli olan Kundera yine 18.YY’da ortaya çıkan ve ‘libertin’ adı verilen tutumu romanın köşe taşlarından biri olarak kullanıyor.

“Gizli yaşayacaksın.” diyen Epiküros’u hız çağında alt eden bir diğer kavram olarak libertin ile, çağın göz önünde yaşanan ve hızlıca tüketilen ilişkileri, yazarın ‘toplumsal hayatın teşhircileri’ olarak adlandırdığı politikacıları ve alkış uğruna toplumun maneviyatına oynayan sözde entelektüelleri Yavaşlık’ta bir bir gözler önüne seriliyor.

Kundera’nın başyapıtlarından biri olarak gördüğüm bu roman belki bir süre dahi olsa bile sizi içinde bulunduğunuz esrime durumundan çıkarabilir ancak endişelenmeyiniz. Hayatlarımızın idaresi mutlak galibiyetle hızın tekelindedir.

Beğenip beğenmediğiniz konusunda hiçbir fikrimiz yok...

O yüzden bu yazıya geri bildirim verebilir misiniz?

Ortalama oy: 0 / 5. Oy sayısı: 0

İlk defa oylanacağım...

Beğendiğinize sevindik...

Peki sizinle sosyal medyada da buluşmak istesek...

Tüh...

Beğenmeme nedeniniz öğrenebilir miyiz?

Dökün içinizi gitsin...