Bir Dönemin Öncüsü: Max Jacob Max Jacob ile Genius dizisi sayesinde tanışma fırsatı elde ettim. Karakteriyle, hayatıyla ve şiirleriyle oldukça ilgi çekici olan bu beyefendiyi araştırmaya koyuldum ve edindiğim bilgileri derlemek istedim.

Max Jacob ismini bir yerlerde duyup araştırdığınızda karşınıza çıkan ilk tanım şöyle: Fransız şair, ressam, yazar ve eleştirmen. 1800’lerin son çeyreğinde doğmuş olan Jacob, sanat kariyeri için Paris’te bulunan sömürge okulundan ayrılmış ve 1900’lerde Pablo Picasso ile tanışmıştır. Bir dönem aynı odayı ve hatta aynı yatağı nöbetleşe olarak paylaşan Jacob ve Picasso, birbirlerinin sanat hayatına önemli dokunuşlarda bulunmuşlar. Yahudi olan Max Jacob, katolik olarak yaşamını sürdürmeye de bu dönemlerde karar vermiştir. İsa’nın kendisine göründüğünü belirttiğine dair rivayetler de bulunmaktadır.

Max Jacob, şiirlerindeki tutumuyla sembolistler ve sürrealistler arasında önemli bir köprü olarak kabul edilmektedir. Fransız şiirinde Yeni Espri anlayışını temsil etmekte olan Max Jacob, şiirlerinde görüntüyü ön plana çıkararak gündelik hayatın alelade özelliklerine yer vermiştir ancak bunu olağanüstü denebilecek öğelerle birleştirerek ortaya koymuştur. Bu özelliğiyle çağdaş şiire, sürrealizme yönelen yeni bir bakış açısı getirmiştir. Geniş bir pencereden şiirleri incelendiğinde, şairin dini ve felsefi öğeleri barındıran tutumlarına rastlanılmaktadır. Özellikle Katolik olduktan sonraki eserlerinde din ile komedi unsurlarını birleştirdiği dikkat çekmektedir.

Sanatçıyı konu edinmiş bir ansiklopedide sanatçı hakkında şu sözlere yer veriliyor: “Sözcüklerin ardında, lanetlenmekten korkan, cinsel tercihlerinin farklı olmasının baskını yaşayan ve cenneti özleyen bir bakış vardır.”

60 yaşında manastırda yaşamaya başlayan Jacob, 1944 yılında Gestapo tarafından tutuklanır. Yahudi doğumlu olan Jacob’un kardeşleri de tutuklanmış ve Naziler tarafından öldürülmüştür. Cinsel tercihleri de tutuklanmasını olumsuz etkilemiş ve toplama kampının revirinde 67 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

“Ey ölüm, günahkarım, ama ne çok korkutuyorsun.”

Seçme Şiirler – Max Jacob