İnsanın bu hayatta yalnız olması, ki bahsettiğimiz yalnızlık nasıl ya da kiminle yaşadığınıza göre değişmez, son zamanlarda üzerine fazlaca düşündüğüm ve herkesçe edinilmesini naçizane gerekli gördüğüm bir farkındalık. Eğer insan farkındalığına varamadan biriyle ömrünü devam ettirip yitirirse ne ala… Ancak genelde bu olağanüstü şansa sahip olunduğunu zannetmiyorum. Fazla uzatmadan açıklamaya çalışayım.

Biriyle birlikte bir hayat geçirmek, her ne kadar son zamanlarda zaruriyetini sorgulasam da her seferinde bir şekilde insanın vazgeçemeyeceğini anladığım bir arzu. Yani üç beş arkadaş, aile ve genel bir çevreyle mutlu bir hayat sürmek maalesef, dediğim gibi nedenlerini henüz tam oturtamamış olsam da imkansıza yakın gibi. Durum böyle olunca bir sevgili/eş mecburiyeti ortaya çıkıyor. Ve zaten tüm kendimizi kandırmalarımız ve algılarımızın yanılması da o zaman doğuyor.

Fakat biriyle beraber bir yaşam sürmek, her ne kadar her anımızı birlikte yaşasak da, tüm gizli saklı noktalarımızı çekinmeden ona sunsak ve muhteşem bir ilişkinin içinde olsak da yalnız olduğun gerçeğini değiştirmiyor. Çünkü gelecekten emin olamıyorsun. Aslında olabiliyorsun, bu yanlış bir cümle oldu. Ancak ne kadar emin olsan da gün geliyor, ya ilişkin bitince ya da bir şekilde ilişki devam ederken yalnızlığın gün gibi ortaya çıkıyor.

Bu yalnızlık, zannediyorum ki o süslü şiirlerin bahsettiği yalnızlık değil. Dediğim gibi, sevdiğin kişiyle birlikteyken bile hissedebileceğin, hissetmesen bile kanımca gerçekliğini kaybetmeyen bir yalnızlık. Bunu da şöyle açıklamak istiyorum.

Bir şeylerin değişme ihtimali her zaman var ve çok yüksek. İnsanlar sürekli değişim içinde ve bu değişimleri kimi zaman uyumlu bir şekilde yaşayamayabiliyor. Yaşasa bile türlü sebeplerden ötürü ilişki eski görkemli günlerinden uzaklaşabiliyor. Uzaklaşmasa bile an geliyor, bir şekilde yalnızlığını fark ediyorsun. Ne kadar mutlu bir ilişkide olsan da, hiçbir zaman tüm varlığınla o ilişkinin içinde olamıyorsun. Bir yerlerin hep dışarıda kalıyor, kısa bir yorgan gibi. Isıttığını zannediyorsun ama açıkta kalan yerlerin zaman sonra üşümeye başlıyor. Ve anlıyorsun ki, kiminle olursan ol bu hayatta, miktar olarak değişse de hep yalnızsın. Bir şekilde kendinle mutlu yaşamayı da öğrenmelisin. Bunun için kendini anlamalısın öncelikle, öz farkındalığını geliştirmelisin. Her ne kadar ütopya gibi görünse de, ve belki de öyle olsa da, birilerine muhtaç olmadan yaşayabilmelisin. Çünkü bundan eminim, zaman geliyor o açıkta kalan kısmın üşüyor. Ve ne yaparsan yap yorganın altına tam sığamıyorsun. Sığdığından kesinlikle emin olsan bile. Çünkü her şey elimizde değil. Kontrol edemediğimiz çok fazla değişken var. Senden bağımsız bir insan var öncelikle, her geçen zaman değişme ihtimali olan bir insan. Ve sen varsın, yaşadıkların var ve bu deneyimlerin sana dayattığı zorunlu değişimler var. Çevre var, zaman var, rutin var, uzaklık var, şans var, ölüm var, var oğlu var… Kontrol edebildiğin sadece düşüncelerin ve davranışların var, o da ne kadar edebiliyorsan ya da edebildiğine inanıyorsan. Böyle bakınca ne kadar güçsüzüz ilişkilerde, öyle değil mi? Elimizdekiler ne kadar az. Üstelik sadece ilişkilerde değil, birçok alanda böyle bu. Hüzünlü bir gerçek.

Ancak bu yazılanlardan hiçbirisi, ömür boyu mutlu bir ilişki sürülemez anlamını taşımıyor. Bu, bundan bağımsız bir konu. Hatta bu farkındalıkla daha mutlu bir ilişki sürüleceğine dair bir inancım var. Daha fazla uzatmadan toparlamak gerekirse, kendi yalnızlığını kabullenmişsen ve kendinle mutluysan eğer, başkasıyla daha mutlu olabilirsin. Daha özgür ve sağlıklı düşünebilirsin. Her ne kadar bu şekilde anlatsam da bahsettiğim yalnızlığın farkındalığına tamamen erişmenin imkansız olduğunu düşünüyorum. Bırakın içselleştirmeyi, düşünmek bile kolay kabullenilebilecek hisler zark etmiyor. Yine de, olabildiğince içselleştirmek gerekir bunu. Sonuçta bir geyik yavrusu gibi, doğuyorsun ve tehlikelere her zaman kendin bir şeyler yapmalısın, kendin hızlı koşmalısın. Yanındakiler sadece biraz yardımcı olur, hepsi bu. Yani bir şekilde kendini herkesten bağımsız bir şekilde gerçekleştirmelisin. Eğer bu, sağlıklı bir ilişki içinde olursa her şey yolunda demektir. Ayrıca şanslı olunduğunun da bir göstergesidir.