Harry Potter evreninde birbirinden farklı çeşitli yaratıklar, canlılar mevcuttur. En göz önündekiler olmalarına rağmen hak ettikleri değeri bir türlü göremeyen bir tür var ki o da ev cinleri. Ev cini deyince aklıma tabii ki direkt özgür cin Dobby geliyor. Fakat elbette bunlarla sınırlı değil. Filmde Dobby ve Kreacher’ı görebiliyorken kitapta ek olarak Winky ve Hokey isimli ev cinleri de mevcut.

elves.jpg

Öncelikle ev cinlerinin zengin büyücü evlerinde yaşayan kölelerden farkı olmayan, hatta tam olarak köle canlılar olduğunu bilmeliyiz.

Ev cinleri, sahiplerinin ya da efendilerinin her türlü isteğini yerine getirmekle yükümlü olup karşı çıkma gibi bir lükse sahip değildirler. Oldukça sadık yaratıklar oldukları için dayak yeseler de, itilip kakılsalar da, hakarete uğrasalar da seslerini çıkartmazlar. Aslında söylenebiliyorlar fakat sonunda efendilerinin her türlü isteğini yerine getirmek zorundalar.

Efendilerinin eziyetini her koşulda çekmek zorunda kalıyorlar. Böyle bir hayat çekilmez diye düşünebilirsiniz. Haklısınız ama ev cinlerinin özgür olabilmesi için efendilerinin ev cinlerine giysi ya da kullanabilecekleri herhangi bir eşya vermeleri gerekiyor. Eşya alan cin, artık özgür bir cindir. Kendilerine eşya verilmediğinden yastık ya da çarşaf kılıflarından yaptıkları giysileri giyiyorlar garibanlar.

Ev cinleri:

  • Asa olmadan büyü yapabilen canlılardır. Asaları olmadan güçleri az da olsa asa kullanmamaktan tamamen memnunlardır.
  • Çocuksu bir akıla sahiptirler.
  • Kendilerine üçüncü şahıs olarak hitap ederek konuşurlar. 
  • Hizmetlerinin karşılığında herhangi bir para ya da hak almazlar.
  • Olağanüstü durumlarda efendilerinin emirlerine karşı gelebilirler. Ama bu çok nadir bir durumdur.
  • Efendilerinin izni olmadan kolay kolay büyü yapmazlar.
  • 60 cm ya da 90 cm civarında boya sahiptirler. Bacak kadar boyu, türlü türlü huyları vardır.
  • Bakmayın öyle cılız göründüğüne, ev cinlerinin oldukça güçlü büyü yapma yetenekleri vardır.
  • Son derece sadık ve çalışkandırlar.
  • Birilerine hitap ederken isim soy isimle beraber söylerler. Bazen de efendi Weasley filan derler.
  • Genel dış özellikleri büyük gözler, uzun kulaklar, cılız vücut yapısı, tiz sesleri vardır.
  • Normal şartlarda 200 yıl dolaylarında yaşayan canlılar efendilerinin ya da kendisinin yaptığı cezalarla bu sayısı düşürebiliyor. Her gün dayak yemeyle ömür mü geçer.
  • Ev cinleri genelde bireyden çok mülk olarak sayılırlar. Alınıp satılabilirler.
dobby-yeni-3-e1475185798739-1280x720.jpg

Ev cini Dobby ilk kez sırlar odasında karşımıza çıkmıştı. Büyük yeşil gözleriyle bizi karşılamıştı. Harry’nin başına olur olmadık işler açıp Hogwarts’ a gitmesini engellemeye çalışıyordu. Kendi çapında da olsa korumaya çalışıyordu işte. Korumaya çalışmasının, okula göndermek istememesinin sebebi, efendileri olan Malfoylardan, Lord Voldemort’un geri döneceğini öğrenmesiydi. İşte bunun için geçidi kapatmak mı dersin, pastaları uçurmak mı dersin, mektupları engellemek mi dersin, bludger ile yaralamak mı elinden geleni ardına koymadı anlayacağınız. Sonlara doğru her şeyi yerli yerine oturtan Harry Potter, Dobby’nin kurtulmasına yardım etti. Dobby artık özgürdü. Bir süre işsiz olarak gezse de daha sonra Hogwarts’da mutfakta işe girdi. Ayda 1 tatili olan haftada 1 Galleon maaş alan Dobby, artık mutluydu.

Genel olarak maaşı ya da hakları olmamasından, kısacası köle olmaktan memnundurlar ev cinleri. İstisnalar hariç. Yapılan işlerden ve verilen emirlerden memnundurlar, şikâyet etmezler. Bunu en iyi anladığımız zaman ise Hermonie, E.R.İ.T. (Ev Cini Refahını İlerletme Topluluğu) adında ev cinlerinin refahını artırmak için bir topluluk kurup ev cinlerinin en azından ufak bir maaş almasını gerektiğini savunurken en büyük tepki yine ev cinlerinden gelmesidir.

Bu arada Dobby’nin adı neden Dobby? Dobby, eski İngilizcede “geceleri ev işlerini yapan iyiliksever cin” anlamına gelmektedir. İşin ilginç kısmı Dobby isimli bu cinlere kıyafet verildiğinde yok olmalarıdır. Bir Dobby yok olurken bir Dobby özgür oluyor. J. K. Rowling’in böyle kelime oyunlarını çok sevdiğini bir kez daha anlayabiliyoruz.

Beğenip beğenmediğiniz konusunda hiçbir fikrimiz yok...

O yüzden bu yazıya geri bildirim verebilir misiniz?

Ortalama oy: 5 / 5. Oy sayısı: 2

İlk defa oylanacağım...

Beğendiğinize sevindik...

Peki sizinle sosyal medyada da buluşmak istesek...

Tüh...

Beğenmeme nedeniniz öğrenebilir miyiz?

Dökün içinizi gitsin...