Gabriel Garcia Marquez’in 1961 yılında basılan ikinci kitabı Albaya Mektup Yok, ya da eski çevirisiyle Albaya Mektup Yazan Kimse Yok. Roman denmesinin bana göre bir sakıncası olmasa da uzun öykü diye geçiyor. 80 sayfalık, tek solukla okunabilecek bir kitap. Kitapları hacimlerine göre değerlendirmeyi pek sevmem ama böyle kısa kitapların da okuyucusuna bir motivasyon  sağladığı ortada.

Henüz okumayanlar için kitabı tanıtmaya çalışayım. Marquez’in yaşlılığı genç yaşında, sanırım yaklaşık 34 yaşlarında anlattığı başarılı bir eser. “Şunu hissediyorsunuz, bunu hissediyorsunuz” gibi laflara değer vermem ama okurken yaşlılığı hissettim. Yoksulluk da bir o kadar etkileyici sunulmuş. Ajitasyona girmeden, tam tadında. Ayrıca okurken bazı kişilik özelliklerinin aktarımındaki başarı göze çarpıyor. İşte bunu hissetmekten çok “anlayabiliyorsunuz.”

Marquez’in insanı, yaşlılığı, yoksulluğu ve bekleyişi 80 sayfalık bir öyküye sığdırdığı etkileyici bir eser.