“Doğduğuna pişman olmak”, yerleştirilebilecek en uygun deyim bu… Oluşa “fırlatılmış” olma durumundan rahatsızlık duyan bir insan var karşımızda. İntihar ederek bu durumdan kurtulamaz mı? Kendisine göre hayır. Zira oluşunu sonlandırmak, var olmamış olmak ile aynı şey değil.

 Cioran’ın bir son olarak ölümün değil ancak başlangıcı olmayan bir hiçliğin arzusunu taşıyor olduğu düşünülebilir. Zira kendisi varlığın karşıtı olmaktan ziyade dışında olmanın önemini vurgular. Tanrı’ya iman yahut ona isyan etmek, geçmişe bağlanmak yahut geleceği umut etmek faydasızdır. Faydası olacak herhangi bir eylem bulamamakla beraber, bu durumu irdelemek kendisini tatmin ediyor gibi görünmektedir.

   Her ne kadar Schopenhauer’u andırsa ve onu ansa da Cioran’ı bir nihilist olarak nitelemenin yanlış olacağını “İkide bir mutlak’ı karşımıza diktiğinizde, kendinize çok derinmiş gibi, ulaşılmaz bir hava veriyorsunuz, sanki uzak bir dünyada, bir ışıkla size ait karanlıklarla uğraşıyor gibisiniz. Sizin dışınızda hiç kimsenin yaklaşamayacağı bir krallığın majestelerisiniz. Biz ölümlülere, orada yaptığınız büyük keşiflerden birkaç parça, araştırmalarınızdan kırıntılar gösterirsiniz. Ama bütün çabalarınız, okumalarınızın, bilgiç züppeliğinizin, kitabi hiçliğinizin ve ödünç tasalarınızın ürünü olan bu zavallı ‘mutlak’ sözcüğünü terk etmekle sonuçlanır.”1  satırlarına dayanarak söyleyebiliriz. Zira bu cümlelerin, bu dünyanın hakikate hizmet ettiği ve gerçek olmadığı yahut ölümün tek hakikat olarak ele alınması gerektiği fikirlerine karşı bir tutumu yansıttığı görülecektir.

C:\Users\Seçil\Desktop\d2.png

  Eserlerinde genel olarak tarihte yer alan bireysel ve toplumsal durumları ele alarak fikirler üretmekte ve son kısımlarda sentez sunmaktadır. Ele alınan eser ise kendisinin kişisel notları ve akıl yürütmelerinden oluşmaktadır.

 Şahsen etkilendiğim yönünün ise huzursuzluğu ve muğlaklığı olduğunu, bu açıdan kendisinin fikir yapısını henüz tam olarak kavramadığımın bir “gerçek” olduğunu da belirtmem gerekiyor. Yorucu akıl yürütmelerdense kaotik ve dolayısıyla muğlak bir akıntıda sizi boğabilecek tamamlan(a)mamış cümleler… Kitabı “tanımlamak” için bu “tanım” yeterli olacaktır sanıyorum. Felsefi yönü her ne kadar şahsım için tatmin edici olsa dahi aksi yönde düşünenler bile kendilerini  Cioran’ın esrimelerini ve retoriğini tatmaktan alıkoymamalıdır. “Kitap ertelenmiş bir intihardır.”2

1- E.M. Cioran, Varolma Eğilimi, 2016, Metis Yayınları

2- E.M. Cioran, Doğmuş olmanın Sakıncası Üstüne, 2017, Metis Yayınları