Animasyon filmlerin çok sayıda seveni bulunduğu aşikar. Sadece çocuklar değil, yetişkinler de bu gerçekten farklılaşan anlatımı seviyor. Şüphesiz ki bunda en önemli etken, animasyonun sınırlılıklarının bulunmaması. Herhangi bir kavram, yaratıcılığın sınırları zorlanarak bambaşka şekillerde anlatılabiliyor ve bu da beraberinde inanılmaz bir zenginlik getiriyor. Elbette hedef kitlesinin önemli bir kısmını çocuklar oluşturduğu için bunu bir kısıtlama olarak ele alabiliriz zira uygunsuz içeriklere yer vermek zorlaşıyor. Ancak bu sınırlılık, farklı bir yaratıcılığı da beraberinde getirerek filmlere tatlı bir nahiflik katıyor.

Fazla uzatmayayım. Sözün özü animasyonlar, hepimiz için gerçek dünyanın gerçek acılarından bir kaçış noktası. Kötü hislerden uzak duracağımıza dair duyduğumuz büyük bir güvenle izlediğimiz filmler. İyi hissettiren, yaratıcılığımızı harekete geçiren ve ilham veren. Bu yazıda da çocuklarla izlenebilecek animasyon filmleri derlemeye ve çocuklara sağlayabileceği katkıları aktarmaya çalıştım. Çerezlik değil de gerçekten bir mesajı olabilecek filmler. İzlemedikleriniz varsa, ayrıca öneririm.

1. Inside Out (Ters Yüz, 2015)

En iyi animasyon, en iyi film, en sevdiğim film gibi birçok listede ilk sırayı alan bir film benim için Inside Out. Filmde bir bebeğin zihninin içindeyiz. Karakterlere bürünmüş “duygu”ları izliyoruz. Çocuklar için duygularının farkına varması ve her duygunun önemli işlevleri bulunduğunu anlaması noktasında önemli katkılarının olacağını düşünüyorum. Hiçbiri olmasa bile keyifle takip edilebilecek bir animasyon. Üstelik beynin işleyişine dair biraz da olsa bilgi sahibi olan bireyseniz aldığınız keyif artacaktır.

2. Soul (2020)

Uzun zaman “Inside Out” diye sayıklarken nihayet ona yaklaşabilecek bir film geldi diye düşündürdü bu film. İnsan ruhuna, doğumdan öncesine ve mizaca yönelik kesinlikle başarılı bir yorum. Çocukların da keyifle izleyeceğini düşünüyorum. Ayrıca insanların ilgi alanının olması, karakter özellikleri ve yaşamda sevilen aktivitelerle uğraşma gibi konulara dair farkındalık kazandırma gibi bir işlevi de olabilir. Sonuç olarak başarılı ve keyifli bir film. Keşke her yıl bunun gibi birkaç film çıksa diye düşünmüyor değil insan. Diğer filme geçelim.

3. Ferdinand (2017)

Kanımca underrated filmlerden biri. Bir boğanın yaşamına tanık oluyoruz. Olmak istemediği bir kişi olmaya zorlanmak, istemediği şeyler yapmak gibi “toplum baskısı” kavramlarıyla eşleşebilecek bir teması var. Tabii ki yaşına bağlı olarak çocuktan böyle bir temayı anlamasını bekleyemeyiz ancak yine de kendini keşfetme gibi bir konunun farkına varmasını sağlayabilir. Bunun yanında arkadaşlıkların önemi gibi güzel bir mesaj da verebilir. Benim açımdan gerçekten değerli bir temayı işlemesi bakımından değerli bir film.

4. Ejderhanı Nasıl Eğitirsin? (2010)

En sevdiğim filmlerden olan Ejderhanı Nasıl Eğitirsin, çocuklar için de oldukça besleyici olabileceğini düşündüğüm bir film. Ayrıca 3 filmden oluşan bir seri. 21 dakikalık kısa film olarak çıkan 4. filmi de bulunmakta. Filmin en önemli katkısının “önyargı” konusunda olacağını düşünüyorum zira bütün bir toplumun önyargı beslediği bir konuda öyle olmadığını göstermek bir çocuğa düşüyor ve toplumun görüşü de değişiyor. Bunun haricinde yine ilişkiler ve aile gibi konulara da parmak basıyor. Ailecek keyifle izlenebileceğini düşündüğüm bir seri.

5. Klaus (2019)

İzlemeden önce “çerezlik” olarak gördüğüm ancak izledikten sonra en sevdiklerim arasında yer alan bir film Klaus. Çocuklar için de çok önemli mesajlar içerdiğini düşünüyorum. Özellikle önyargılarla, çatışmalarla ve kutuplaşmalarla dolup taşan toplumumuzun ihtiyaç duyduğu düşünceleri ihtiva ediyor. Bir toplumun nasıl kutuplaşabileceğine dair muhteşem bir bakış. Bunun haricinde kişinin hedeflediği şeyi yapmak için yılmadan çalışması gerektiğine dair de güzel bir mesaj içeriyor. Ayrıca yine “dostluk” temasına da parmak basıyor. Mutlaka izlenmesi gerektiğini düşündüğüm filmlerden.

6. Cars (Arabalar, 2006)

Bu oldukça popüler olan film, benim de en beğendiklerim arasında yer alıyor. Öncesinde ukalalığın ve kendini fazla beğenmenin yersizliğinden başlayıp arkadaşlık ve dostluklar edinme gibi konulara değiniyor. Ayrıca serinin 2. ve 3. filmleri de bulunuyor. 2. film belki geçiştirmelik olarak görülebilir ancak yine de eğlenceli. Ancak 3. film benim için bir başyapıt. Ben izlerken ağladım ancak çocuğunuz muhtemelen benim kadar “hassas” olmadığı için ağlamayacak ve keyif ve heyecanla takip edecektir. Sonuna kadar önerebileceğim filmlerden.

7. Toy Story (Oyuncak Hikayesi, 1995)

1995’ten 2019’a kadar uzanan bir efsane desek yanlış olmaz sanırım. Oyuncaklarla kurulan bağ, bu filmden sonra daha fazla ilgimi çekmeye başladı ve epey de ilgiye değer bir konu. Çocuğun da oyuncaklarına bakış açısını değiştireceğini düşündüğümden bu listeye aldım. Onlarla kurulan bağ ve onlara gösterilen değerin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor film. Oyuncaklarına iyi davranan ve kötü davranan çocukların ayrımının yapılması da ayrıca işlevsel bir mesaj olabilir. Tabii bunun yanında kurulan dostlukların ve ailenin ne kadar önemli olduğunu da dile getiriyor. Sonuç olarak her açıdan başarılı ve izlenmesi gereken filmlerden benim için.

Bonus yok. Ancak yine de bonussuz film listesi olmaz diyorsanız;

  • Evcil Hayvanların Sıradışı Yaşamı (2016)
  • Coco (2017)
  • Zootopia (2016)
  • Up (Yukarı Bak, 2009)

gibi filmleri inceleyebilirsiniz. Tüm bu filmleri sizin de seveceğinizi düşünüyorum. Yeter ki “çocukça” gibi bir önyargıyla yaklaşmayın ve sınırların olmadığı bir dünyaya kendinizi bırakın. İyi seyirler.

Beğenip beğenmediğiniz konusunda hiçbir fikrimiz yok...

O yüzden bu yazıya geri bildirim verebilir misiniz?

Ortalama oy: 5 / 5. Oy sayısı: 1

İlk defa oylanacağım...

Beğendiğinize sevindik...

Peki sizinle sosyal medyada da buluşmak istesek...

Tüh...

Beğenmeme nedeniniz öğrenebilir miyiz?

Dökün içinizi gitsin...