Norveç Black Metali
söz konusu olduğunda, Burzum ve Mayhem’le birlikte “Cehennem Zebanileri”ni oluşturan, 4’er, 5’er yıllık aralar vermiş olsa da, 1991’den bu yana black metalin bayrak taşıyan grupları arasında görülmüş gruptur. Grubun her şeyi olan ritimci ve söz yazarı Samoth (Tomas Thormodsæter Haugen) ve davulcu Faust’un (Bård Guldvik Eithun) hayat hikayeleri garip, cezai ehliyetleri ise tartışmalıdır (Faust 2-3 kere “Ben deliyim” diyerek yırtmaya da çalışmıştı). Grubun belki de en “düzgün” adamı olan, 10 parmağında 52 marifet sahibi Ihsahn’ın (Vegard Sverre Tveitan) Emperor’a, Emperor’ın da Ihsahn’a bağımlılığı; grubun son stüdyo albümünü yaptığı 2001’den beri devam ediyormuş gibi görünmekte.

Diskografi:

In The Nightside Eclipse (1994)
Anthems To The Welkin At Dusk (1997)
IX Equilibrium (1999)
Prometheus – The Discipline Of Fire & Demise (2001)

Black metal özelinde “2001’den beri albüm yapmayan gruba grup demem”cilerin bakış açısının -artık- çok kötü olduğu gruplardan biri olan Emperor’ın, 500 bin civarı kopya satabildiği ’90’lar yılların Norveç Black Metali’ni özetleyerek başlamak gerek: Varg Vikernes‘in başını çektiği kilise yakma eylemlerinin gölgesinde, karanlık iç dünyalarını din ve toplumsal kurallar dahil, hiçbir boyunduruğun altına bile isteye kurban etmemek isteyen black metalci gençlerin “gerçek” arayışının hüküm sürdüğü; Dünya’nın hemen hemen her yerine göre refah seviyesi bütün istatistik tavanlarını aşan, melankolinin beşiği, intihar hissinin havadaki oksijenin içinde de bulunduğu sanılan bir şehir; Norveç. Sınırlarını çizebilenin olmadığı, yaftalandığı Satanizm ölçeğini parçalamaya çalışan bir tür; black metal. Bu Norveç ve bu black metalin birleşiminden doğan, önce Mayhem, ardından Burzum ve Emperor. Bu üçlünün black metali şekillendirmesini onlarca yıl uzaktan izledikten sonra, şimdinin Emperor’ına üzülmemek ise, elimde değil.

Vikernes’in de yargılandığı dönemde, Samoth neredeyse 1 buçuk sene, Faust yaklaşık 9 buçuk sene, Emperor’ın o zamanki basçısı Tchort (Terje Vik Schei) da 2 sene hapis yattı. Samoth’un değişimi, Faust’un içine düştüğü çukurdan farklı görülüyor çünkü samoth hiçbir zaman kundaklama haricinde bir suça karıştığına dair bir yargılama süreci geçirmedi. Ancak faust, bir eşcinseli öldürerek black metalin kötücül adını da, Vikernes’in akılsızlığını da, Samoth’un suçlandığı bütün Satanizm ekolünü de arkasında bıraktı. 2000’lerin başlarında halen haklı olduğunu savunuyordu. O dönemden sonra kendisini takip etmeyi bıraktım.

2001’deki son albümden önce, grubun beyni olan Ihsahn ve Samoth, Emperor’ı resmen dağıtmaya karar verdi. Ihsahn kendi solo projelerine yoğunlaşırken, Samoth Zyklon’u kurdu. Zyklon’un kuruluşunda, Enslaved’in eski davulcusu Trym’in (Trym Torson) de katkısı olduğunu belirtmek lazım. Emperor’ın 2006’da Samoth, Ihsahn ve Trym kadrosuyla tekrar birleşip özellikle Amerika’da turne verdiğini de biliyorum ama grubun Samoth ve Faust’un hapse gitmeden önceki haline hiçbir zaman geri dönemediğini düşünmeye de devam ediyorum.

Grubun ilk ve tek demosu olan 1992 çıkışlı Wrath Of The Tyrant ile 1993’te 500 kopya olarak basılan Emperor EP’si neden Norveç Black Metali’nin değerli olduğunu anlatmaya halen devam ediyor. 1999’da yeniden masteringe sokulan bu iki şaheser, berbat kayıt tekniklerinin ötesini duymanıza da olanak veriyor. Grubun imzası olan I Am The Black Wizards halâ ekosu kökünden alınmış bir boğuklukta, grubun en iyi konser şarkısı olan Wrath Of The Tyrant halâ en çiğ black metal şarkılarından biri, grubun yaptığı en yoğun şarkı olan Cosmic Keys To My Creations And Times genç Ihsahn’ın nefis growl/brutal gırtlağının çapını görmek için halâ en iyi dayanak noktası. Özellikle IX Equilibrium ve Prometheus albümlerinin kayıt kalitesi her ne kadar müthiş olsa da; fiziksel olarak bulunan ama hiçbir teknolojik destek vermeyen berbat kayıt aletleriyle yapılmış bu iki çiğ ve küflü işin üzerine çıkabilmiş değil. Bence IX Equilibrium’u başlatan ve Emperor adının sonraki nesiller tarafından duyulmasını sağlayan Curse You All Men! bile bir Wrath Of The Tyrant etmedi, etmiyor ve hiçbir zaman da etmeyecek.

Yeni nesil black metal gruplarının örnek aldığı gruplardan biri olduğunu söylemenin -gene “artık”- güç olduğu Emperor, Ihsahn’ın merkezde, Samoth’un dış çerçevenin hemen içinde, Trym’in ise ritmi belirlediği noktada durmayı sürdürüyor gibi görünebilir. Ihsahn’ın solo projelerine, Samoth ve Trym’in 2010’da toprağa gömülen Zyklon’una baktığımda hissettiğim tek duygu, ’90’lar Norveç Black Metali’nin bir daha geri dönmemecesine yok olarak bıraktığı boşluk. Kimi istisnalar dışında, yeni nesil black metal gruplarının Emperor gibi çığır açmış grupların tırnağı bile olamayacağını üzülerek, ağzımdan salyalar akıtan küfürler ederek, aksi ve hiçbir boku beğenmemeyi şiar edinmişçesine görüyorum. Bu yazıyı da aynı duygularda bitirmemek için bir neden göremiyorum.

Bu metin, yazarın bilgisi ve isteği doğrultusunda yayınlanmıştır. https://kulzos.com/entry/230706 linkinden de okunabilir.

Beğenip beğenmediğiniz konusunda hiçbir fikrimiz yok...

O yüzden bu yazıya geri bildirim verebilir misiniz?

Ortalama oy: 0 / 5. Oy sayısı: 0

İlk defa oylanacağım...

Beğendiğinize sevindik...

Peki sizinle sosyal medyada da buluşmak istesek...

Tüh...

Beğenmeme nedeniniz öğrenebilir miyiz?

Dökün içinizi gitsin...