Günlerdir duyduğumuz ve nasıl bir iş çıkacağını merakla beklediğimiz proje 5 Eylül itibariyle nihayet dijital platformlarda yerini aldı. Susamam isimli yaklaşık 15 dakikalık parça çevre kirliliğinden siyasi baskılara, kadına şiddete gibi birçok konuya parmak basıyor. Aslında sadece parmak basmakla kalmıyor. Tepkisizliğe bir tepki koyarak şarkıya konu olan birçok durum için ses çıkarmamız gerektiğini söylüyor.

Bu oldukça cesur parça, birçoğu rapçi olan birçok sanatçı tarafından seslendirilmiş. Klibine değinmeden geçmek de zor, bu denli uzun ve birbirinden farklı konulara temas eden bir iş için oldukça başarılı bir klip olmuş diyebiliriz. Şahsi kanaatim, şarkı sözlerinden bazıları kulağımı tırmalamış olsa da genel olarak oldukça güzel bir iş olmuş.

Bu şarkı aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesiymiş. Proje kapsamında gelirleri köy okullarına bağışlanmak üzere  #Susamam tişörtleri internet üzerinden satışa sunulmuş ve şimdilik stokların tükendiği gelen bilgiler arasında. Instagram’da şarkıya özel olarak tasarlanan Susamam yüz filtresi ile sanatçıların birbirine bağış konusunda meydan okuyacakları bir challenge hareketi başlatılacağı da söylenenler arasında. Bu sayede bir araya gelen sanatçıların susamadığı her sorun yalnızca farkındalık yaratmayacak, sorunların çözülmesi için bir katma değer de sağlayacak.  

Sonuç olarak bu başarılı şarkı için emeği geçenleri tebrik etmek gerek.

Ancak söylemek istediğim birkaç şey daha var. Şarkı çıktığından beri tartışmalar eksik olmadı. Serkan İnci parçayı kötüledi, prim için yapılmış dedi ve bir “yüzeysellik” eleştirisi sundu. Didem Soydan ise şarkıdan rahatsızlık duyanları katil, sapık, pislik falan ilan etti. Tüm bunlar can sıkıcı hadiseler olduğu için üzerine birkaç şey söyleme gereği duydum.

Serkan İnci’nin olayından başlayalım. Bir videoyla parçanın neden başarılı olmadığını incelemiş ve bunu da her fırsatta dile getiriyor. Öncelikle bu, amacı olan bir parça. Yani tamamen estetik zevklere hitap etsin ve keyifle dinlensin diye çıkarılmış bir parça değil. Bu yüzden şarkının güzel olup olmamasından ziyade amacına odaklanmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple böyle bir şarkıya çıkıp da “olmamış ya bu” demek, şarkının amacını kavrayamamak demektir. Ha gerçekten prim yapmış olabilirler, içlerindeki samimi düşünceyi bilemeyiz. Ama bilemediğimiz için suçlamak da pek doğru olmaz. Ve zaten istediği kadar prim olsun, sonuç olarak oldukça yararlı bir parça ortaya konmuş. Neyse uzatmayayım, bu şarkıyı primden dolayı kötülemek aptallıktır.

Ancak böyle diye de parçaya hiçbir eleştiri getirilemez gibi bir durum yok. Örneğin İnci’nin yüzeysellik eleştirisinde bir miktar haklılık var. Düşünceler sahiden yüzeysel bir şekilde savunulmuş. Ancak şöyle bir durum da var ki şarkı söyleyen, rap yapan insanlardan daha derin bir analiz beklemek haksızlık olurdu. Yani evet yüzeysel, evet bazı sözler bana göre de olmamış. Ancak olay bu değil zaten. Bunu bir eleştiri olarak söyler geçersin, bir ana eleştiri olarak sunmazsın. Çünkü susulmaması gerektiğini söyleyen bir şarkıda olabildiğince iyi şeyler yapmaya çalışmış bir grup insan kaygılarını dile getirmiş. Önce bir takdir edelim, sonra eleştirilerimizi sunalım ve kapansın konu.

Ama bu, bu şarkıya kesinlikle eleştiri yapılamaz anlamına da gelmiyor. Didem Soydan’ın tweet’i bu açıdan tam bir fiyasko. Her muhalefet yapana “fedöcü” diyen dayı gibi, rahatsızlık duyan herkesi katil sapık vs ilan etmek nedir yahu? Hala bu etiketleme, linç etme ve genelleme kavramlarının ne kadar zarar verdiğinin farkına varamadık mı? Hala “sen şöylesin sen böylesin” diyerek bir yere varamayacağımızı, karşı tarafı anlayıp haklı yönlerini görmeye çabalamanın aslolan şey olan “anlaşma”nın anahtarı olduğunu anlayamadık mı? Sonrasındaki tweetlerde açıklamaya çalışmış kendini ama pek olmamış. Fiyasko.

Parça kesinlikle takdir edilesi. Eksik yönleri var, olmamış noktaları var ve bunlar söylenebilir. Ama sırayla. Önce cesaretlerinden dolayı kutlamak lazım bu sanatçıları. Ve değindikleri konular hakkında düşünmek gerekir. Sonra da susmamak. Onların yaptığı gibi.

Sevgiler.

Projede yer alan sanatçılar: Şanışer, Fuat, Ados, Hayki, Server Uraz, Beta, Tahribad-ı İsyan, Sokrat St, Ozbi, Deniz Tekin, Sehabe, Yeis Sensura, Aspova, Defkhan, Aga B, Mirac, Mert Şenel, Kamufle

Aranjör: Murat Acar

Klip Yönetmeni: Sarp Palaur

Kapak İllüstrasyon: Aytaç Öztürk

Mix&Mastering: Kadim Tekin