Ove yaşlılık dönemine girmiş, eşini yeni kaybetmiş ve yeni teknolojik döneme uyum sağlayamadığı için işten çıkarılmış bir kişidir. Bütün bunların da etkisiyle – en çok da eşini kaybetmesinin- film boyunca çeşitli seferler intihar etmeye çalışmıştır. Bu intihar denemelerini izlerken aklıma E.M.Cioran’ın intiharla ilgi şu sözü geldi: “Yaşamak için sebebi olmayanların intihar etmek için de sebebi yoktur. İntihar eskiden iyimser olan insanların yaptığı bir eylemdir.” Ove da bu umutsuzca bir umuda bağlanan insanların tipik bir örneğidir bence. Hayatını hep tek bir değer üzerine kurup, o değerin yitimiyle hiçliğe düşerek ya yeni bir değere bağlanmış ya da intiharı düşünmüştür. İlk olarak kaybetmiş olduğu babasının boşluğunu Sonja doldurmuş, onu yitirmesinin ardından intiharı denemiş fakat başaramayınca komşularıyla tekrar hayatını anlamlı kılmıştır.

Zaten 43 yıldır aynı işte çalışan, mesleğini dahi babasından almış, araba ve ev yapımı haricinde ilgi alanı olmayan bir yaşamın giderek muhafazakarlaşmaması düşünülemez. Zira eşini de yitirdikten sonra dönüşmüş olduğu kişi aşırı kuralcı, aksi ve uyumsuzdur. İçsel sıkıntılarını dışsal mekana yansıtmaktadır. Siteye araba girmemesine yönelik keskin tutumu, verdiği her şeyi günü gününe geri alması ve eskiden kalma saçma – tabii bana göre- bir düşmanlığı sürdürmesi intihar etmeyi düşünen bir insan için aslında oldukça anlamsız şeyler olmalıdırlar. Ki bu da bence intiharı bile istemekten aciz bir kişi olduğunu göstermektedir. Çocukluğundan başlayıp eşini yitirdiği döneme kadarki süreç boyunca Ove’un kendi kararlarını alamadan başkaları tarafından şekillendiği yaşamı, yaşama istencine bağlı olduğu kadar yaşama kabiliyetinden de bir o kadar yoksundur. (spoiler başlangıcı) Yani eğer film orada “mutlu bir son” – ölmüş olması mutlu son olduğunu değiştirmemektedir bence- ile bitmeyip devam etse ve Ove bir şekilde komşularından ayrı kalsa bence  tekrar baştaki konumuna geri dönecektir. (spoiler sonu)

Sonuç olarak yaşamı tek bir değere bağlı kalarak ve onu da mutlak ve kendinde bir değeri varmış gibi yaşamanın kaçınılmaz sonucu hiçlik ve yıkımdır. Bunun yerine hiçbir şeyin kendinde bir değeri olmadığı hakikatini kabul ederek kendi yarattığımız çokça değer arasında daha esnek bir yaşam sanıyorum ki çok daha sağlıklı olacaktır.